EsVeruN

2/7/2008 - Erkekler neredesiniz ?

Kategori: Siir


Kumanda elimdeyken son sözü “erkekler neredesiniz” olmuştu

Erkekler neredesiniz?

Oğlum, oku dedi babam

Hocan bu, şu ve oradaki top sakallı

Dedim ne okuyayım baba;

Bana döndü; dönmüş bir gözle

Etini sattım özgürlüklere

Şimdi okumalısın laik amcanı

Dedim:

Baba kemiğim ne olacak

Dedi:

Onu kırdım kız kardeşinin örtüsünde.

Biz buralardayız…

 Erkeğim ben,                    

Şimdi, erkekçe

Alfabe vakti fişler de

Susmuş tahtalara düşen puslu gözler de

Matematikte eşitliği, felsefede özgürlüğü

Çözer yalanı putların mabedin de bizler

Utanmayı kara tahta da

Ağlamayı duvar diplerin de.

Erkekçe önlüklerime kardeşlerim sevinirken

Giydiğim siyah kadar zayıfken

Yakama beyazları boynuma bir ipi

Olanlara inat dik duranlara

Yani Kardeşime giydiremediler bir önlük

Hem kış hem yaz; dediler bana kes saçını

Ona dediler aç başını

Dedim;

Baba diplomaya kız kardeşimin saçı düşmüş

Dedi;

Olsun al sen kalbini…

 Erkektir babalar

Kalem kokusuna leş düşerse                     

Tas duvarlar örtüde gizlenemezse                      

Çaylarda namus karıştırılırsa

Bir gece, safları koklarsa korku

Ölünür en güzel koltuklarda

Şimdi oturmuş babası koltuğa;

Oğul sen tıngırda biraz, ruhumuz rahatlasın

Kızım sen dön biraz, bende modern evlat babasıyım

Canım sen git büyük binalara biraz görün

Erkek varsa döndür ve anlat, övün

Dedim;

Baba biz bu muyuz?

Dedi;

Bugün bu olmak zorundayız.

 Erkektir kardeşlerim

Ben bugün susmayı öğrendim

Bu bugün yalanı öğrenmiş

O bugün ihaneti öğrenmiş

Bunlar kardeşlerim, rejim kelimesini öğrendik beraber.

Şimdi ders saati

Sesler geliyor

Bir hıçkırık bir küfür bir dua

Kulaklarıma put sesi değiyor

Haykırsam kardeşlerim korkar mı?

Korkunun soyuna sövmüşüm erkekçe Hey!

Ne oluyor orada, yürüyelim hadi

Biri pısırmış biri kısılmış biri küsmüş

Sen yürü biz geliyoruz

Dedim;

Baba kardeşlerime ne olmuş

Dedi;

Onlar putlara kurban seçilmiş.

 Kız kardeşim;

Gözlerinden çekilmiş hayalleri

Dokunulmuş kirpikleri

Susmayan sesleri

Koca kapıların ardında duaları

Meydanlara düşen ahları

Kurbanların ucuzu

Erkek gururun da

Ölmek lazım şimdi

Seni seçtik

Vur bıçağı

Bağla kalbini

Tut kalemini

Ya bismillah

Özür dilerim kaybettik

Galiba yine ahlak hocaları olacak

Oruspular

 Bu daha ölmemiş

Ne diyor

Hırıltımı var

Dinle

Kulak ver

Ne diyor

ERKEKLER NEREDESİNİZ?

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/7/2008 - Üç saç teli...

Kategori: Siir

Benim kucağımda

Sarı çıkana kadar inçe duygular

Sarı gidene kadar kalın laflar vardır

Benim yüzümde sarı çocukluk

Gözlerimde hastalık boynumda dolambaçtır

Sarı laflar kadar sararmak kadar

Ölümce bir laf kabalığıdır

Ele gelmez yüzlerin boya giymez elbiselerin

Seslenen garip çığlıkların da

Kaçışan günahsızlıkların suyun da

Üşüyen adımların kafasın da

Aç karnın tok sofrasın da

Günahtan sıyrılmış bir helal

Başlangıcı renk körü doğum

Bu cümbüş içinde kimsenin görmediği

Sarı bir intihar ve sevinçlik acı

Önce güzel gözler bakması istenen

Oda sarı pırıltıların dudaklara çarpmasın da

Yok olan, bana göre anlamsız bir beklenti

Sarı başlamak mağluptur

Toprak gibi olamamak bu ne galiptir

Şimdi düşmüşse sarı saçlar

Biçilmeli güneş suçlanmalı kainat

Benim sözlerimde siyah olmalı

Deli olmalı çıldırmış olmalı diğerleri

Kıskanılan her çölde

Siyah bitmeli kayalar da

Ben genç olmalı su diplerinde hala

Giymenin bedeli olmalı

Sorgulanmalı haykırışları olmalı

Benim üstümde siyah korku olmalı

Senin üstünde siyah özlem durmalı

Meydanlarda siyah slogan atmalı

Küfredenlere ihsas edilecek kurganlar kurmalı

Siyaha âşık duran putların duasın da

Zamansız arzulara doğma yasağı koyan bedevilik

Sonrasına kalan siyah sarıklı bir evliyalık

Aşım eşim ve elim boyasız kalmalı

Dokunan yansın diyenlerin salkımlarına

Bir tek beyazlık saç dikilmeli

Tohumsuza meydan kurbanı yüksek tepelerde

Boğazlanan karanlığın beyaz köpüklerine

Mahsulü şeffaf çocuklar bırakmalı

Siyahına küsülen duana

Tüm Saçlarım kadar amin

Mavisine satılmamış her beyaz kadar

Bende seni seviyorum

Kirlenmeli kalplerin ithal kurgusun da

Finali çekilmemiş hayalin

Dipnot düşen son sayfasında buluşmalı

Yürümeli Hızır hikayelerine inat

Bitirmeli kalpsiz renklerin kahrını

Senle siyah nokta olmadan

Beyaz virgüllere yollanmalı

Havuz kabinlerine sığınan temizlenmek

Mürekkebi kurumadan dağılmamalı

Siyah karışımlar yapılsın emri ver sultanım

Bu zamana göçsüz geçen ömre

Birde taht sularını yalayan parıltıların

Tabutsuz vasiyetine çekilen beyaz çizimlerime

Şimdi eller kadar terleyen beyazlar

Yıkılan toz bulutunda yıkamak için dokunsa

Ölen her cesedin bir tek şanslık üfleme hakkına

Beyaz bir dua kadar düşünülmüş olsaymış demeden

Kaçan her solgunluk için

Beyazıma dokunma gözleri koyudan kaçmış…

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/6/2008 - /Budaksız hayalimin felsefesi/

Kategori: Siir


Hiçbir şey yapamazsam karışıklığı daha karışık hale getiririm.

Kirpiklerine boyanmış gökyüzüne yolculuk

Sürülmüş toprağa inat müjde götürür nem bebeklerine

Toprak ayrımına ekilmiş küçüklerin havası değil bu mevsim

O zamandan bu zamana gelen bir doğa barışı yoktu

Şimdilere düşen acemi bir barış, görülen rüyanın adıdır.

Damla mirasyedisi bu havada bir yaz manzarasına havalı

Son siparişi kayıt dışı seçilmiş umudun bu havası

Yazın açmaya niyeti olmayan bir yıldıza tapışı

İlahi olanın, karanlığın aydınlık havasına vedasıdır.

Havasız kalbi boşluktu güneşin elin de; eşitlik olsa

Düşse havaya, bir yol üzerine bir kalem kirine

Bir dağ yamacı bir mektup ıslaklığına bir gencin onuruna

Yüklenen bütün bu hayallerin sırtına bir ümmet eklense

Şimdi söylese ilahi mazlumun kirpikleri; fırtına esecek

Yollara düşülür ve kan izi takibe alınır; şimdi korku ile yürü

Mazi cesaretine son verilmiş biz cahilliğin de

Şubatların soğuğu ocağın ahlakını geçmiştir.

Mevsimlik mahsullere kalan kutsi manzara

Yüzyıllık adım sonrasında çekilen fotoğrafın

Geleceğe yönelmiş vatan, bayrak emanetine devir teslimidir.

Mekke den kalkan put mesleğine şimdi Kâbe sahip çıkar

Kalbim diyorum ey çocuk! Kalbim beni sattı bak bana şimdi

Kovulduğum gururdan değil yürürken acıyan gözlerimdendir

Ey çocuk ben düştüm sen devam et; ama o ne!

Adımların da tırmanılan her yokuşun, yıldız bağlarına sır saklanır

Bu sırrım avucuma üşüşen hüzün yumağın da, çağdaş gölgenin

Geleceğe satılan bir kaybın, modern çıplaklığıdır.

                                            Şimdi düğüm mezarda mı yoksa hayatta mı?

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/6/2008 - Hadi şefere iki kadeh

Kategori: Siir


Yine bir geceydi, gece hani, çok şey söyledim anlayın artık

Kaşık seslerin de adımlar başlamıştır,

Söz hakkını gasp edecekler gerilmiştir,

Belli ki söze esir olanlar söyleyecekti

Cay, şeker ve çerez yok mu ahi?

Biri cevap verir ciddi ağız modası ile

Biz ne konuşuyoruz adamın derdine bak,

Ahi! Çerez olmasa da olur gel hele

Son mermide sürüldü namluya şimdi işte,

Yine başlayacaktı, başlayacaktı dedimse çok şey söyledim anlayın artık

Yolculuğumuz sürüyordu, Yolculuk dedimse çok şey söyledim anlayın artık

Gece yeni ısınıyor, gevezelikler sesle

Ben de varım bende varım diyordu,

Bizim de aradığımız buydu zaten

Fikir babaları yoktu, olana kesiyorduk cezayı,

Fikre su katan taklitçilerden geçememiş,

Bence, sence ve bizceler uçuşurken,

Geceyi katle devam etmiştik

Ateş, ne hikmetse hep dinden düşüyordu,

Bir fetvanın ciğerleri sökülürken,

Hassasiyetlerimiz entel kavramlara gömülüyordu.

Şimdi cay faslından sonra kardeş etlerine yürüyorduk,  yürüyorduk dedimse çok şey söyledim anlayın artık

Beni anlamıyorsun(unuz) hitabeti baş emirdi... emir dedimse çok şey söyledim anlayın artık

Ses yükseldi mi veya bir iddia ortaya atılınca,

Haklı biletler kesilirdi evet siz beni anlamıyorsunuz.

Vakte kıymet biçilmez illa ben doğruyum denilmesi istenir,

Bu yolu gecede olsa kör bir gözle cesaretimizle,

Dinlemeden ve anlamadan bir âlimi ipe götürmek,

Veya bir emeği susuz bırakmak öfkemizin bedeliydi

Gece durgundu belki komşu hakkına ilk tecavüz,

Adalet, eşitlik çalınırken musikide, bizler çaldıklarımızı unuturuz.

Çalmaya meyilli bir göz ticaretidir bu,

Komsudan çalar utanmaz namazdan çalar kızarmazdık

Nedeni sorulduğun da bizler hep verenlerdik

Bilmedik, öğrenemedim biz ne verdik.

Vermek dedimse sok şey söyledim anlayın artık...

  

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/5/2008 - Dikkat Çekiyorum ... !

Kategori: Siir



Dikkat Çekiyorum!

Burası özlem için, lütfen Allah deyiniz!

Tüm fotoğraflara bir savaş acıla,

Tüm makineler insanlığı kesmeden,

Her resmin insanlığı çekile,

Ve Şimdi boşluk doldurma zamanı resimler de.

Çocuk resimlerine öncelik verilsin,

Tüm bebeklik resimleri silinsin,

Nerede bir İbrahim’i manzara varsa

Orada işte tam şurada

Nefretin gözüne mil çekile,

Kin siline tüm manzaralardan,

Resimlerin son kullanma tarihine,

İki anlam ve bir kudret düşüle.

Dikkat çekiyorum

Burası gönlüm için, lütfen Allah deyiniz!

Sipariş veriyorum, miras hakkımdır bu

Ben ölünce; kutsal yerlerle resimlerimi koyun yanıma,

Mezar denilen; emzikli, süt kokulu misafirhanelere

Asılsın her duvar nemine ve kimse duvarlar ağlıyor demesin,

Sadece bu; tarihte çekilmiş bir resimdi bilinsin.

Aksanın manzarasına al beni baba,

Ve lütfen çektikten sonra,

Not düş arkasına; bura neresiydi

Elin titremesin bas ve flaşh patlasın,

Patlamaların en güzeli bu olsun,

Kaçmadan küçükler, mezar topraklarına,

Benim de onlarla onurlu bir resmim olsun.

Dikkat çekiyorum

Burası sövgüm için, lütfen Allah deyiniz!

Resim tarihine bir Ömer eli değse

İtlerin kutsal yerlere girmesi yasak; çekme,

Medeniyet hatası dedikleri, kepçi, keçi sakallıları; çekme,

Her resimde bir viski diyenleri sil; çekme,

Kardeş katline kem küm edenleri yırt; çekme,

Olabilir farz da olsa olabilir diyenlere kız; çekme,

Kadına, paraya ve koltuklara Allah’ı satanları uyar; çekme,

Söyle, konuş dediklerinden entelleri sustur; çekme,

Oncu, buncu ve radikallere yalvar, bir olmadan; çekme,

Sözün de durmayanlara, ulan neye sattınız bu davayı de; çekme,

Ve tevhidin özüne inatla; kuran ve sünnet için

Kendilerini ezik, aciz, güçsüz, dostsuz zannedenleri ise ÇEK !

Dikkat çekiyorum

Burası umudum için, lütfen Allah deyiniz.

Bir gün

Resimlerimiz, günah olmayacak ümmete

Kardeşlik kadar güzel çekilen başka bir manzara kalmayacak

İnsanlık siyahına ve beyazına bir karede olabilecek

Nostalji ve tarihtendir denilemeyecek

Ezgiler acıdan geçip, müjdeden çalacak

Tekbir denilecek ve dünya irkilecek

Alla’ hu ekber denilecek ve dünya durulacak

Bu size son poz ve son manzara

Allah ve resulüdür; hadi girin aynı kareye

Ve tüm dünyaya inat tek bir resim

                 “İSLAM”

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/5/2008 - Gece Seni Öldürmeliyim!

Kategori: Siir


İtler ulur coğrafyan da,

İt sesleri kılıç sesleridir,

Gözlerinden akan.

Bir ben bir de itler ağlar geceler için,

Eli tebeşirli adamlara son güvenişim

Gece günahsız diyemez hiçbir meclis.

Eğitimli yosmalar para kucağın da,

Zevk âlemin de iken,

Her gece, ölümün gasp ettiği,

Canın firar ettiği diyarlardan,

Sesler, metal şarkıları duyarım.

Siyasi ağızların yalan yeminine,

Genç âşıkların gece saflığına,

Şairlerin kalp yazılarına,

Gülerim, kızarım ve söverim;

Ben dağlardan yuvarlanan,

Her kelleye selam dururum.

Gecenin, sokaklara düşmüş,

Yazı, kışı ve mevsimsiz korkuları,

Karanlığın, hıncı olan sokak lambaların da.

Işıklar da nur kavgasın da her gece,

Kim demiş kavgalar barış getirmez;

Bu yüzden her kardeş kavgasın da,

Tecavüz edilen masumluğun,

Resmi düşer gündüzlerin dalkavuklarına.

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/5/2008 - Kitabı AŞk...Galiba son soyfayı kacırdım...

Kategori: Siir

Taşlara düşen tohumun; ilk sessiz harfi,

Beşerin diline dolanmış ilk cümle,

Sahafçıların tabelasına oku diye yazılmış,

Okunanlar için de pazardan kaçmış; hilesiz,

Esir alınmış en lekesiz önsüz.

Kal(e)m ile sahifeye not düşülmüş,

Kullanılan her yabancı argüman işaretlenmiş,

Kalmamış, tohum vicdanının altı çizilmiş,

Uygunsuz ten âşıklarının yeri silinmiş.

Yazılması gereken birileri adına, yazı dile gelmiş,

Önce insan, insan içindir yalanı yazılmamış,

Doğruluk adına, tarih aşkını mürekkebe doğurmuş,

Ve insan, böceğe güzellik veren içindir yazılmış.

Mürekkebine batırılan kaç satır başına başlanılmışsa,

Çıplak harfler adına, isyankâr arzular devrik olmuş,

İlk paragraf, giriş kabul edilmemiş çıplak harflerde,

İlk okunduğunda günah gizliliği, sessizliği şart kılınmış,

Sesli okunduğun da oğlum, kızım materyalist tezgâhın da,

Nasihat ve öğüt; kafa şişiren sebep olarak işlenmiş.


 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/5/2008 - Dansöz ...!!!

Kategori: Siir

Hey sen! söz ile eğlendir bizi…

Kıvrak kelimelerin mahlasına sığınmış,

Kavliyyat sahibi koyun sesleri duyan biri,

Ceplerin ve kalplerin dolduruluşuna,

Masa ağıtlarının ruh tacizine,

Çobanından bağımsız kacak yemdir kurtlara.

Giydirilmiş çıplak resimlerin ahlakına,

Boşaltılmış toplum onuruna,

Yitirilmiş nostalji kahrına, bağlanmış,

Kurum denilen, devletçik çocukları,

Kardeşlerimden bagımsız,

Yem olanın öz evlatlarıdır.

Dan-söz vurgusunun utandırmayan eğlencesin de,

Dan’dın  diyen söz’ün ilahi notalarına şahit,

Kardeşlerimle beraber,

Ütopya kurgularının gelişmesine yemin ederim.

Söz’ün dan-a olan kininin övgü ile yazıldığı,

Yeni alfabemizin son harfinin, sonda kaldım acısına,

Dağların gözyaşların da ferahlamak isteyen,

Bir kurbandır benim kardeşlerim.

Para ile yapılmayan her eğlencenin,

İdeolojik kaygı uğruna, dansöze ihtiyacı olan,

Her dansız sözün ahının biçildiği,

Nefrettir benim kardeşlerim..

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/5/2008 - Yürüyüş...!!!

Kategori: Siir

Kursağımdan geçmeyen serseri adımların,

Yürüyemez raporu çizen gözlük camların da,

İnkılabın geri kalmış tarih sahnelerine iz bırakır.

Avcıların kemik cilası ile yazdığı dağ yollarına,

Bebek ayakları ile çıkan yürüyüşünün,

Tarihi notu ,çarmıha gerilmiş İsevi şehadetindedir.

Geleneklerin bekaretini kaybettiği adımlarının,

Kıvrıkdal motiflerinde, uzun soluklu yolculukları,

Baskınlara uğradığı her devrim doğumun da

Bir ölümün birde dirilişin vahyini almış dualarıdır.

Adresine gelmeyen kelam kesmez yolları,

Harami reisi bedevi alimlerine teslim edileli,

Haram aylarda kan içilmeye başlandı,

Hasta adımlarına mekan biçilemez oldu,

Ve yürüyüşünün meydan muharebesi ayağın da,

Kelle kelle toprak yiyicilerinin suçlanamaz masumiyeti.

Adımların matematik hesabına satılırken,

Ayaklara batan dikenin gözü olmazken,

Elbise içine saklanan sessiz ayak sesleri,

Topal aşıkların beden ölçüsüne yakışmadığı için,

Savaşın çocuklarına ait olduğundan, kurşuna dizildi saf uykusun da.



SBIYIK...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/5/2008 - Seyir'e dalmıs "AH"

Kategori: Siir

 

Gözleri yabancı,filmler hasarlı,

Arapça yazılar altında doğu uşağı,

Uşaklar sarmış dam arasında on ikinci yavuzu,

Otağında  Azrail uğrağı aşk kedileri ,

Perde namusları saran tencere seslerini arar,

Kalem celladı biçare vezir  evlatları.

Kapı önü demir dilencileridir sihirbazlar.

Kimya çözülmüş İsalar  koşar mutfakta

Tencere dibi bir musa takar bileklere,

Eller kesileli aş tutmuş namlu,

Ateşkes ilan eder mucizelere,

Morglara haber salına asadan yılan düşmedi,

Sihirbazlar boyun bükmüş cenine,

Doğan çocuk katledileli,

Ölüm firari,rahip mühürlü gelinliklerde.

Bakir çocuk mezarlarına düşen bıçak sesleri,

Kesiyor kaybı ve ekmek duasını,

Ağıtların kesilen tarafı veda notasına şahit karanlığında,

Namaz yeminleri eden Karaköy delikanlıları,

Vapur bacasına asılmış hayal dağarcıkları kadar temiz.

 Deniz kızı sevdasın da ,masallara şahit ilk din adamı kargalar,

Fetvasız boşuyor sultan kavuklarını et tahtlarının şehvetinde.

Yatakları dava kesilmiş su lanetli körpeler,

Hazza dalmış küpeli köleler, bedel için esareti sahiplenmiş,

Kanser ilikli irinlerin dalkavuk cübbelerin de .

Yuvarlak ali’ler divanı kesilmiş; tarih kelle avcısı.

Sahifelerin isyanı ile dar ağacı nur kaplar,

İddaname susar bir merhamet azizesine ,

Mekke den gelen bir nur ve nura nur,

Köpeklerin gözleri kamaşır, ceset korkusu  hürdür,

Ölüm sallayan annelerin dilek kesmiş namazları ayakta,

Hür ve küf  ilk salvo, bu hayat sizi ıskaladı.

 

 

 

SBIYIK...

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Gönlüme düsen "ah"ın kabza siperi harfler,kelimeler,cümleler.Bir ben bunlardan ibaret bunlar benden ibaret...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

  • Deneme
  • Kalemin keyfi
  • Makele
  • Siir
  • Arkadaşlarım

    griya
    edebiyatfm
    zemheriedebiyat
    esrariask